9 Eylül 2009 Çarşamba

Kalp Gözü

Mezuniyet ardı içini hangi sıfatla dolduracağımı tam olarak bilmediğim bir konuda eğitim alıyorum: Reklamcılık. Konuyla ilgisi benimkinden bir iki basamak az olanlara "Televizyon falan işte" demeyi görev edindim, öte yandan "Bizim reklamımızı da yaparsın" diyenlere sırıtmaktan yan bağlarım çözüldü.

Gönül ister ki metin yazayım. Yazmaktan anladığımdan falan da değil hani, sadece düşünmekten anlamayan yazarlara bir hal yolunu göstersem kafi. Şurada bahseylediğim durum canımı ziyadesiyle sıkıyor, ziyade evet. Linkle tangle beni uğraştırma diyorsan konu şu: Mantık tasarrufuna karşıyım. Absürte varım ama "absürt zaten" ayağına mantıktan kısılmasına dayanıyorum. Bunun ne olduğu da hiç önemli değil. Karikatür, dizi, film, reklam ve benzeriyetle hiç fark etmez. Katlanamıyorum. Tabi bu katlanmaz çelik yapımın altında bir parça da her şeyi g.tünden anlamak yatıyor olabilir, bilinçaltı yan gelip yatma yeridir neticede.

Banvit reklamında krala kuşbaşı dana uzatan tavuğu ilk gördüğüm anda aklıma tavuğun psikopat olduğu geldi mesela. Düşünsene, koğuş arkadaşını kesip krala götürüyor, sonra da "kralım bana güveniyorsunuz değil mi?" diyor. Ulan senin güvenilecek bir yerin kalmamış ki. Hadi onu geçtim, kralın "tabiki güveniyoruz" demesi saraya ilk defa kırmızı et getiren Banvit tavuğunun daha önceleri pek çok kez beyaz et getirdiğini ve kralın güvenini kazandığını göstermiyor mu? Hı?

Bu minvalde bir zamanlar erkek sesiyle konuşan bir koltuğun malum bölgesine oturan Acun'un da halini düşünmüştüm. Ayyy, di mi? Değil işte. Odaklanamıyorum arkadaşım reklama. Neyse. Önceleri tezimi sunduğum yakın çevrem beni bu sesi kalın kırmızı arkadaşın erkek olmayabileceği yönünde ikna etmeye çalıştı. Bir iki reklam sonra salondaki kanepeye asıldığı ortaya çıkan NeİzlemekİstiyorsanızOnuGösterenTivi'nin halvete neresiyle gireceği tam bir netlik kazanmadığından Acun hala tehlikedeydi. Zaten hatırladığım kadarıyla ondan sonra da oturmadı Acın Boy. Şimdi deselerdi ki "Dicitürk Televizyası bu oğlum, uzaktan kumandasıyla uzaktan hallediyo olayı, çaktın?" vallahi çakardım. Hatta cümle sonunda göz kırpsalardı ben de karşılık olarak sinsice gülümserdim. Ama olmadı. Reklam yayından kaldırılana kadar ben Acun'u bacım olarak gördüm. Kutusunda ne hissettiğini merak ettim durdum. Çaktın?

4 yorum:

Eternal dedi ki...

Bu durum Türk televizyalarının vazgeçilmezi haline geldi artık.Reklam ilgi çeksin diye saçmalamak , ardındaki mantığı çok da zorlamamak..
Bir ara da Yudum ayçiçek yağı içindi sanırım , iki tane ayçiçeği konuşuyorlardı aman çok hafif pek güzel diyerekten.Yahu övüyorsun da seni kesecekler haberin var mı acaba?Yapraklarını yolacaklar , yağını çekecekler ?
Aman neyse , nasılsa absürd değil mi ama.

Ademoğlu dedi ki...

Ahanda! Onu nasıl unuttum ben. Kesinlikle o reklamı izlerken de acı çekmiştim bol bol. Hatır ettim bak şimdi.

mermaid dedi ki...

Reklamcılık okuyorum dediğimde reklamlarda mı oynayacaksın diyen teyzelerden amcalardan nefret ediyorum ben.Sonrasında ee peki napacaksın? Medya vs düşüüyorum dediğimde anlamsız bakışlar..ne etinden ne sütünden aslında:)okul bitti bitecek hala kararsızım:) Ben de okudugum mesleki kitaplardan sonra metin yazarlığına özendim,özenmekle kaldım:)
bu arada biskuvi reklamlarından nefret ediyorum ben de..Yazdan beri de Fatih Terim Nike Amansız reklamı kabusum olmakta...:)
son olarak çok güzel yazıyorsun,devamını dilerim=) sıkı takipçinim..

Ademoğlu dedi ki...

Mesleği tam olarak bilinmeyen bölümlerden öte mesleği muamma olan bölümler daha acı verici sanki. "Yani bir şey olmiycaksın?" diyen de oluyor olayı netleştiremediğinde... de sen neden özendiğinle kaldın peki? Olurdu o. Hatta olur o.

Son olarak son kısım için ilk ve son kez geniş kapsamlı bir teşekkür ediyim. Yüksek doz moral deposu gibi tek başına.